Bir gidişin hatıraysıydı yaşam
Şehirde şehirleşememiş bir kadın aynı zamanda
Bütün köşe başları tutulmuş
Yumuşatılmış bütün sivriler nasıl alışabilirdi ki
Taşın soğukluğundan yeşilin sıcaklığına akan bir öyküydü onun ki
Biliyordu vardı öyle yerler ve sınırda yaşayanlar
Tüm benlikleriyle hata yapanlar
Monotonluğa inat kendince sıkılanlar
Bir güruha aidiyetin olmadığı uzak diyarlar
Sonra veda etti ve sadece yürüdü
Son bakışı hala lahzalarda takılı bir an
Sanki geri bıraktıklarının bütün hüzünleriyle gitti
Sadece yürüdü
Ve sadece yürüdü
Nereye gittiğini bilen olmadı
Şimdi kulaklara fısıldanan efsanelerde
Åžimdi o herkesin hayalinde..
şehirleşememiş o kadın giderken, tüm şehri de ardında götürdü..
terk-i diyar dedikleri meğer diyarı terk etmek değil, diyarın bizi terk etmesiymiş,
yalnızlığın şiirce tarifiymiş.